<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>estetik burun kulak göz çene yüz gerdirme yağ aldırma rinoplasti ameliyatı</title>
	<atom:link href="http://www.estetik-ameliyat.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.estetik-ameliyat.com</link>
	<description>Sağlık, diyet, Esteteik Güzellik, Ameliyatlar</description>
	<pubDate>Mon, 05 Jan 2009 16:08:59 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Lipoliz ameliyatı tedavisi enjeksiyonu nedir fiyat ve ücreti ne kadardır</title>
		<link>http://www.estetik-ameliyat.com/lipoliz-ameliyati-tedavisi-enjeksiyonu-nedir-fiyat-ve-ucreti-ne-kadardir</link>
		<comments>http://www.estetik-ameliyat.com/lipoliz-ameliyati-tedavisi-enjeksiyonu-nedir-fiyat-ve-ucreti-ne-kadardir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2009 16:08:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[liposuction yağ aldırma ameliyatı]]></category>

		<category><![CDATA[kimler lipoliz]]></category>

		<category><![CDATA[lipoliz ameliyatı]]></category>

		<category><![CDATA[lipoliz ücret]]></category>

		<category><![CDATA[lipoliz fiyat]]></category>

		<category><![CDATA[lipoliz ile]]></category>

		<category><![CDATA[lipoliz nasıl]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetik-ameliyat.com/?p=239</guid>
		<description><![CDATA[Lipoliz adı verilen ve liposakşın a alternatif olan estetik operasyon yönteminde vücuttaki yağ depolarına fosfatidilkolin (PPC) enjekte edilerek yağ ile kimyasal tepkimeye girmesi sağlanır. Bunun sonucunda vücudumuzda kalça göbek, basen, baldır, uyluklar, boyun, surt gibi bölgelerde biriken ve bir türlü erimeyen inatçı yağ dokuları birden bire yok olmaya başlayacaktır.  
Lipoliz enjeksiyonu ile kolay hafif [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Lipoliz adı verilen ve liposakşın a alternatif olan estetik operasyon yönteminde vücuttaki yağ depolarına fosfatidilkolin (PPC) enjekte edilerek yağ ile kimyasal tepkimeye girmesi sağlanır. Bunun sonucunda vücudumuzda kalça göbek, basen, baldır, uyluklar, boyun, surt gibi bölgelerde biriken ve bir türlü erimeyen inatçı yağ dokuları birden bire yok olmaya başlayacaktır.  </p>
<p>Lipoliz enjeksiyonu ile kolay hafif şişkinlik ve kızarıklığa yol açan, ve 6-8 haftada etkisini gösteren bir sağlıklı kilo verme süreci başlayacaktır. </p>
<p><strong>Lipoliz nedir ve kaç haftada etkisini gösterir?</strong></p>
<p>PPC olarak bilinen fosfatidilkolin maddesi soya yağından elde edilmekte ve kandaki yağ düzeyini azaltmak amacıyla, karaciğer yağlanmasını önlemede  damar içi yağ tıkanmaları embolism tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır.  Bu tedavi süreçlerinde herkangi bir yan etki ve komlikasyonun görülmemesi nedeniyle kozmetik güzellik sektöründe 1995 yılından bu yana kullanılmaya ve faydalanılmaya başlanmıştır. Şu ana kadar ABD&#8217;de 100 bin kadar şişmanlıktan muzdarip kişi bu tedaviden geçmiş ve çok olumlu sonuçlar alınmıştır.<br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9561339019645956";
/* 300x250, oluşturulma 05.01.2009 */
google_ad_slot = "6382162260";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>PPC lipoliz tedavisinin mekanizması nasıl çalışır?</strong></p>
<p>PPC fosfatidilkolin maddesi cilt yüzeyine yakın yağ dokusuna enjekte edilerek trigliserid adı verilen biyolojik yağın dokulardan salgılanarak bırakılmasına neden olmaktadır. Bu yağlar kan yoluyla karaciğere taşınmakta ve orada depolanmaktadır. Lipolis ameliyatı daha çok az miktarda yağ dokusunun bulunduğu, gıdık, gerdan, yanak, çene gibi organlarda daha etkili olmaktadır. </p>
<p><strong>Lipoliz tedavisi nasıl yapılır?</strong></p>
<p>PPC maddesi deri altına şırınga edilir ve etkisini çabuk göstermesi için birkaç defa şırınga edilir. Bu enjeksiyon işlemini, bir bölgeye aynı anda çoklu enjeksiyon yapabilen özel makinalar ile yapılmaktadır. Bu fosfatidilkolin zerki sırasında bir sinek ısırığına benzer belli belirsiz bir acı duyarsınız.   </p>
<p><strong>Lipoliz operasyonun ardından neler hissederim?</strong></p>
<p>Lipoliz uygulanan bölge genelde hafif kızıl bir renk alır ve bir miktar şişlik ve ağrı oluşabilir. Bu hafif derecedi ağrı 5-8 saat sürmektedir. Şişlik ve yangının inmesi ise 5-7 gün sürmektedir. </p>
<p><strong>Lipoliz tedavisinin olumlu etkilerini ve faydalarını en erken ne zmaan hissederim?</strong></p>
<p>Ameliyattan sonraki 10 günde bir miktar olumlu işaret görülmektedir. Ancak tam anlamıyla iyileşmek için 4 ile 8 hafta rası bir sürenin geçmesi gerekmektedir.  Are there any serious risks?</p>
<p>Lipoliz yağ enjeksiyonun herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. İnatçı ve kalıcı yağ dokularının bol olduğu göbek bölgesindeki yağlanmayı lipoliz ile eritmek diğer gevçek yağ dokularının olduğu kalça ve basen bölgesine göre daha güç olmaktadır. Yine kadınlar  erkeklere göre lipoliz tedavisinden daha fazla olumlu sonuç almaktadırlar. Lipoliz tedavisinin ardından eski kiloların tekrar alınmaması için yaşam tarzınızı ve yeme alışkanlıklarınızı tekrar gözden geçirmeniz gerekmektedir.  </p>
<p><strong>Kimler Lipoliz ameliyatı için uygun adaylardır?</strong></p>
<p>Lipoma adı verilen yağ kitlesi tümörlerinden muzdarip kişilerde<br />
Küçük bir alanda yapılan lipoliz uygulamalarında<br />
Asimetri ve şekil bozuklukları olan hastalarda<br />
 Geniş vücut bölgelerine az bir kilo kaybı isteyen kişilerde<br />
Cerrahi operasyonla uğraşmak istemeyen ve neşter ile narkozdan korkan  hastalarda lipoliz uygulamaları daha faaydalı sonuç verir.</p>
<p>Lipoliz ücret ve fiyatları ne kadardır. </p>
<p>Estetik merkezlerine ve şehirlere göre dğişmekle birlikte Lipoliz tedavisinin 2000-3000 YTL civarında bir masrafı vardır. İstanbul, Ankara, İzmir Adana, Bursa,Eskişehir, Gaziantep, Konya gibi büyük şehirlerle Bakırköy, Şişli, çankaya, konak, Beşiktaş,Ataşehir Kadıköy,Kartal </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetik-ameliyat.com/lipoliz-ameliyati-tedavisi-enjeksiyonu-nedir-fiyat-ve-ucreti-ne-kadardir/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınlarda Vajinitis, Vajinal kaşıntı ve yanma neden görülür?</title>
		<link>http://www.estetik-ameliyat.com/kadinlarda-vajinitis-vajinal-kasinti-ve-yanma-neden-gorulur</link>
		<comments>http://www.estetik-ameliyat.com/kadinlarda-vajinitis-vajinal-kasinti-ve-yanma-neden-gorulur#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jan 2009 13:49:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[kadın doğum hamilelik gebelik adet görme]]></category>

		<category><![CDATA[vajen]]></category>

		<category><![CDATA[vajen kaşıntısı]]></category>

		<category><![CDATA[vajina iltahabı]]></category>

		<category><![CDATA[vajina kaşıntı]]></category>

		<category><![CDATA[vajina yanması]]></category>

		<category><![CDATA[vajinal iltihap]]></category>

		<category><![CDATA[vajinal kaşıntı]]></category>

		<category><![CDATA[vajinanın kaşınması]]></category>

		<category><![CDATA[vajinanın kaşıntısı]]></category>

		<category><![CDATA[vajinitis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetik-ameliyat.com/?p=229</guid>
		<description><![CDATA[Eğer sizin de (vajinitis) vaginal kaşıntınız varsa ve aynı zamanda vajina tahrişi ile karşı karşıyasanız emin olunuz ki bu rahatsızlığı tek başınıza çekmiyorsunuz. Günümüzde milyonlarca bayanda görülen vajen ferç, kadınlık organı, kaşınması durumu, bazı hastalıkların habercisi ve belirtisi olabilmektedir. Bu vajende kaşınma belirtileri her yaştaki kadında görülebilmektedir. Günlük yaşamda karşılaşılan bir çok hastalık ve rahatsızlık, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eğer sizin de (vajinitis) vaginal kaşıntınız varsa ve aynı zamanda vajina tahrişi ile karşı karşıyasanız emin olunuz ki bu rahatsızlığı tek başınıza çekmiyorsunuz. Günümüzde milyonlarca bayanda görülen vajen ferç, kadınlık organı, kaşınması durumu, bazı hastalıkların habercisi ve belirtisi olabilmektedir. Bu vajende kaşınma belirtileri her yaştaki kadında görülebilmektedir. Günlük yaşamda karşılaşılan bir çok hastalık ve rahatsızlık, vulvada yani kadınlık organının dış kısmında ve vajinal kaşıntıya yol açabilmektedir. Hormonal değişiklikler, bazı kimyasal maddelere karşı duyarlılık ve bazı enfeksiyonlar ve alerjiler en başlıca kaşıntı nedenleridir. </p>
<p> Vajina temizliğine dikkat etmeniz durumunda bu vajinal kaşıntı ve yanma hissi (vajinitis)  sebeplerinin bir kısmından uzak durabilirsiniz. Özellikle hijyene dikkat etmek, dengeli beslenme ve diyet uygulamak, kimyasal tahriş etkisine sahip maddelerden uzak durmak, cinsel birleşme yoluyla geçen hastalıklardan kendimizi korumak gibi tedbirler, vajina kaşıntılarını ve iltahaplarını azaltmada önemli rol oynar.<br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9561339019645956";
/* 300x250, oluşturulma 05.01.2009 */
google_ad_slot = "6382162260";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><br />
Her ne kadar vajinal kaşıntılar (vajinitis) hoş bir durum olmasa da çoğu zaman önemsizdirler. Ciddi bir cinsel hastalığın habercisi olma ihtimalleri zayıftır ve bu duruma nadiren karşılaşılır.  Ve bu kaşıntı şikayetinden çoğu zaman ilaç tedavisiyle veya kendi kendinizi tedavi ederek kurtulabilirsiniz.  Şayet bakteriyel bir enfeksiyon bu kaşıntıya neden olmaktaysa bu durumda antibiyotik kullanarak vajinal kaşıntıya son verebilirsiniz. </p>
<p>Vajinal Kaşıntıyla aynı anlamda kullanılan terimler şunlardır:</p>
<p>Synonyms<br />
Vajinitis<br />
Vulvovajinitis<br />
Vulvar kaşıntı<br />
Pruritus vulvae<br />
Vajina yanması<br />
Vajina iltahabı</p>
<p> Normalde vajen ve vulva dokuları çok hassas oldukları için en ufak bir hormonal, çevrese değişiklikte, kimyasal uyaranların bulunması durumunda , enfeksiyon kapma halinde, ve menapoz dönemindeki bayanlarda kaşıntıya sebep olabilmektedir.  Menapoz ve Post menapoz (menapoz sonrası) dinemdeki kadınlarda, östrojen hormonunun seviyesinin kanda ve vücutta azalması nedeniyle vajina ve vulva derisi kalınlaşmaya başlar, bu durumda vajinal kuruluğa ve kaşınma hissine yol açar.  Çamaşır deterjanları gibi kimyasal tahriş edici maddeler, banyo sabunu ise diğer genel kaşınma sebepleridir.  Bir kısım hastalıklar ve enfeksiyonlar da cinsel birleşme yoluyla bulaşarakvajinitis, vajinal kaşıntı yangı, yanma ve vajende kuruma hissine yol açarlar.  </p>
<p>Bir çok etken ve faktör vajina dokusunda kuruma yanma, yangı ve kaşındırma hissine sebep olduğu için doktora gitmeniz durumunda yaşınız, belirtileri ne zamandır gösterdiğiniz, kaşınmayı ağırlaştıran faktörler, giderici etkenler, ve laboratuvar sonuçlarının hepsi değerlendirilerek buna göre bir teşhis ve tedavi uygulanacaktır. </p>
<p>Şayet vajen rahatsızlığı ve iltahabı, bakteriyel bir hastalıktan kaynaklanıyorsa doktorunuz tarafından size verilen ve genelde pomad krem şeklinde olan ilacınızı vajinanızda kaşıntılı bölgeye tatbik ederek tedaviyi uygulamanız gerekmektedir.  </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetik-ameliyat.com/kadinlarda-vajinitis-vajinal-kasinti-ve-yanma-neden-gorulur/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Göğüs (meme) kanseri teşhis ve tedavi yöntemleri</title>
		<link>http://www.estetik-ameliyat.com/gogus-meme-kanseri-teshis-ve-tedavi</link>
		<comments>http://www.estetik-ameliyat.com/gogus-meme-kanseri-teshis-ve-tedavi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jan 2009 19:18:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetik-ameliyat.com/?p=225</guid>
		<description><![CDATA[Göğüs kanserinin teşhis ve diagnos yöntemlerinden en önemlileri aşağıda listelenmiştir:
1) Göğüslerin kendimizce günlük kontrolü, tetkiki ve incelenmesi:
Evde göğüs kanseri olup olmadığımızı en erken evrelerde teşhis edip anlamak için en iyi yöntem göğüs dokusuna dokunularak ve sıkılarak içeride anormal bir kitle olup olmadığını anlayabilmektir. Evde göğüs kontrolü için 18-20 yaş başlangıç yaşıdır. 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs kanserinin teşhis ve diagnos yöntemlerinden en önemlileri aşağıda listelenmiştir:</p>
<p>1) <strong>Göğüslerin kendimizce günlük kontrolü, tetkiki ve incelenmesi:</strong></p>
<p>Evde göğüs kanseri olup olmadığımızı en erken evrelerde teşhis edip anlamak için en iyi yöntem göğüs dokusuna dokunularak ve sıkılarak içeride anormal bir kitle olup olmadığını anlayabilmektir. Evde göğüs kontrolü için 18-20 yaş başlangıç yaşıdır. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetik-ameliyat.com/gogus-meme-kanseri-teshis-ve-tedavi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Göğüs Kanseri teşhis tedavi nedenleri risk faktörleri korunma</title>
		<link>http://www.estetik-ameliyat.com/gogus-kanseri-teshis-tedavi-nedenleri-risk-faktorleri-korunma</link>
		<comments>http://www.estetik-ameliyat.com/gogus-kanseri-teshis-tedavi-nedenleri-risk-faktorleri-korunma#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jan 2009 15:08:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[kanser Tedavi Sebep risk faktörleri teşhis]]></category>

		<category><![CDATA[göğüs kanseri]]></category>

		<category><![CDATA[göğüs kanseri belirtlileri]]></category>

		<category><![CDATA[göğüs kanseri korunma]]></category>

		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>

		<category><![CDATA[meme kanseri belirtileri]]></category>

		<category><![CDATA[meme kanseri korunma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetik-ameliyat.com/?p=214</guid>
		<description><![CDATA[Göğüs meme kanseri nasıl bir hastalıktır?
Göğüs veya meme kanseri adı veirlen ve göğüslerde ani kanserli hücre çoğalmasıyla kendini gösteren bu hastalık günümüz kadınlarının en yaygın ve ölümcül hastalıklarından birisidir. Ülkemizde her yıl yaklaşık 50 bin insanımız bu göğüs kanserine yenik düşmektedir. Son yıllarda ortaya konulan erken teşhis ve tedavi imkanlarıyla artık o kadar da korkulacak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Göğüs meme kanseri nasıl bir hastalıktır?<br />
Göğüs veya meme kanseri adı veirlen ve göğüslerde ani kanserli hücre çoğalmasıyla kendini gösteren bu hastalık günümüz kadınlarının en yaygın ve ölümcül hastalıklarından birisidir. Ülkemizde her yıl yaklaşık 50 bin insanımız bu göğüs kanserine yenik düşmektedir. Son yıllarda ortaya konulan erken teşhis ve tedavi imkanlarıyla artık o kadar da korkulacak bir kanser türü olmaktan çıkmaya başlamıştır. Eskiden radikal mastektomi adı verilen tüm göğüs  orgnının ameliyatla alınması tek çare iken günümüzde göğüslerin cerahi operasyonla alınması olayı nadir başvurulan bir çare halini almıştır.  Hastalık nadiren erkeklerde de görülür ve kadınlarda 5o kat daha yaygındır. </p>
<p><strong>Kadınlarda Göğüs Kanserinin  Belirtisi Emareleri Belirtileri ve Semptomları nelerdir?</strong></p>
<p>Göğüs kanserinin belirtilerini iyi bilen bayanlar hastalığı en erken safhalarda farkedip erken teşhisle etkili tedavi sonucu kanser ilerlemeden kurtulabilmektedir.  Göğüs, Meme Kanserinde erken teşhis değişik tedavi seçeneklerinin uygulanabilmesi için iyi bir fırsat sunmaktadır. Bunun için aşağıda yazdığımız göğüs kanserinin belirtilerini ve işaretlerini iyi bilmek lazımdır:</p>
<p>Memelerden kendiliğinden gelen ve akan kanlı veya şeffaf bir akıntı olur. Bu akıntının sebebi göğüs içerisinde yer alan ve yumru şeklindeki kanserojen kütledir.</p>
<p>Memelerde ve göğüslerde oyuk ve girintili bir yaranın oluşması. Göğüsünüzün içeri doğru çekilmeye başlaması.<br />
Göğüs şeklinizin ve büyüklüğünüzün değişiklik göstermesi<br />
Göğüs ve memelerin hemen üstündeki koyun adı verilen bölgede oyulma ve dukunulunda bıngıldama-dalgalanma yapması<br />
Göğüs derinizin üzerinde kırmızı beneklenmeler görülmesi ve cildinizin turuncu portakal rengini alması.</p>
<p> Göğüs kanserinin haricindeki bazı göğüs ve meme rahatsızlıkları da<br />
göğüs ölçülerinizin veya memeleri hissetme duygunuzun değişmesine yolacabilmektedir. Göğüs dokusu adet kanamalarının olduğu menstruasyon (regl, regil, aybaşı, mensturasyon, yumurtlama dönemi olarak ta bilinir) dönemlerindegöğüs dokusnda değişikliklerin olması doğaldır.  Ayrıca fibrokistik değişimler göğüs kistleri, fibroadenoma durumları, yaralanmalar ve enfeksiyon hastalık kapma durumlarında da göğüs dokusunda değişikliklerin görülmesi doğaldır.  </p>
<p>Şayet göğüs dokunuzda kist, kitle veya benzer bir yumru oluiumu hissettiyseniz ve son zamanlarda çektirdiğiniz mamogram temiz çıkmış ise ve henüz menapoz dönemine girmediyseniz bu durmun bir aydan fazla sürmesi halinde hemen hekiminize başvurmanızda fayda vardır. </p>
<p><strong>Göğüs Kanserinin Sebepleri nelerdir, göğüs kanseri neden oluşur?</strong></p>
<p>Dİğer kanser türlerinde de olduğu gibi göğüs dokusunda bazı kanserojen hücrelerin kontrolsüzce ve aşırı biçimde üremesi ile göğüs kanseri başlamaktadır. Bu kötühuylu malignant hücreler organizmanın diğer hücrelerinden daha hızlı çoğalmakta ve daha sonra lenf bezleri, kemik iliği, beyin, karaciğer, böbrekler değişik doku ve organlara bulaşmaktadır. Buna metastaz adı verilir. Kanserojen hücreler genelde ilk olarak süt üreten hücrelerin içerisinde ortaya çıkarlar. Göğüs kanserinin % 5-10 luk kısmı genetik kökenli olup ( kalıtsal, ırsi), anne, hala büyükannelerde daha önce göğüs kanseri vakası görülmüştür. İnsanlarda iki tip meme kanseri geni bulunmaktadır. Ancak radyasyon vb sebeplerle uğranılan genetik mutasyonlar sonucu kansere yakalanma vakaları kalıtsal değildir. Kalıtsal faktör ve etkenlerin yanında çevresel etkilerin de göğüs kanserinin oluşumunda etkili olduğu sanılmaktadır.<br />
<em><br />
<strong><strong>Göğüs, Meme Kanseirnde Risk faktörleri, Kimler Göğüs kanserine yakalanır?</strong></strong></em></p>
<p><strong>Risk faktörü nedir?</strong><br />
Bir hastalığa yakalanmanız ihtimalini yükselten içsel ve dışsal her türlü etkene risk faktörü adı verilmektedir. Yaş, cinsiyet, ailede göğüs kanseri geçmişi gibi etkenler değiştirilemezkend sigra, aşırı kilolar, kötü beslenme gibi dışsal nedenler nedeniyle artar riskleri düşürmek ise biizm elimizdedir.  </p>
<p><strong>Cinsiyet:</strong>Elbette en büyük risk kadın olmaktır.Meme kanseri kadınlarda erkeklere göre 30 kat daha fazla görünür<br />
<strong>Yaş:</strong> Göğüs kanseri vakalarının yüzde 80&#8242;e yakın kısmı 50 yaş ve üstü bayanlarda görülmektedir. 33 yaşında iseniz göğüs kanserine yakalanma riskiniz 233&#8242;te 1 oranındadır.  85 yaşınıza geldiğinizde bu oran 8&#8242;de 1 e yükselmektedir.<br />
<strong>Ailede kanser geçmişi:</strong> Şayet anneniz, kızınız, kız kardeşinizde rahim yumurtalık kanseri görülmüşse veya erkek akrabalarınızda göğüs kanserine rastlanmışsa sizde de göğüs kanserine yakalanma riski yüksektir.  </p>
<p><strong>Fazla Kilolar</strong>. Tam olarak ispatlanamasa bile aşırı kilolar ile göğüs kanseri oluşumu riski arasında ykın bir ilişki olduğu söylenmektedir. </p>
<p><strong>Adet ve Ergenlik dönemine erken girilmesi: </strong>Şayet 12 gibi erken bir yaşta ergenliğe girmişseniz ve adet kanamalarınız başlamışsa bu durumda göğüs kanserine yakalanma riskiniz diğerlerine göre nispi olarak daha yüksektir. Yüksek oranda östrojen  hormonu salgılanmasıyla kanser arasında yakın bir ilişki olduğu uzmanlarca savunulmaktadır. </p>
<p><strong>Menapoz dönemine geç girme:</strong>  55 yaşında sonra menapoza giren kişilerde göğüs dokularının östrojen hormonuna daha uzun bir süre maruz kalmaları nedeniyle göğüs kanseri riskinin daha yüksek olduğu söylenmektedir. </p>
<p><strong>Geç yaşta gebelik: </strong> ERken yaşta gebe kalmak ve çocuk sahibi olmanın göğüs kanseri riskinin azalttığı söylenmektedir.   </p>
<p><strong>Irk ve göğüs kanseri ilişkisi</strong>: Beaz ırka mensup bayanların siyah ırka, hispaniklere ve asya ırklarına göre daha fazla risk sahibi oldukları tespit edilmiştir.<br />
Hormon Tedavisi. Menapoz belirtlilerini hafifletmek amacıyla yapılan hormon tedavilerinin göğüs kanseri oluşumu ihtimalini artırdığı bilinmektedir.<br />
<strong>Doğum Kontrol Hapları kullanımı:</strong>  Doğum kontrolu haplarını 4 ve daha fazla yıl kulanan kadınlarda meme kanserine yakalanma riski büyümektedir.  </p>
<p><strong>Sigara tüketimi ve kanser:</strong> Bazı araştırmalar sigara ile göğüs kanseri arasında doğrudan ilişki olduğunu savunurken kimileri de buna karşı çıkmaktadır.  </p>
<p><strong>Aşırı alkol tüketimi</strong>: .  Amerikan Kanser Vakfının araştırmalarına göre günde 1 veya daha fazla alkolü içecek tüketen bayanların daha fazla göğüs kanseri hastalığına yakalanma riski olduğu belirtilmiştir.   </p>
<p><strong>Mammografik göğüs yoğunluğu fazlalığı:</strong> Mamografi ile göğüs yoğunluğunun fazla olduğu ölçülen kadınların risk düzeyinin de yüksek olduğu söylenmektedir.  </p>
<p><a href="http://www.estetik-ameliyat.com/gogus-meme-kanseri-teshis-ve-tedavi">YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN LİNKE TIKLAYINIZ</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetik-ameliyat.com/gogus-kanseri-teshis-tedavi-nedenleri-risk-faktorleri-korunma/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Microtia: Doğuştan Kulak kepçesi ve memesinin olmaması eksikliği</title>
		<link>http://www.estetik-ameliyat.com/microtia-dogustan-kulak-kepcesi-ve-memesinin-olmamasi-eksikligi</link>
		<comments>http://www.estetik-ameliyat.com/microtia-dogustan-kulak-kepcesi-ve-memesinin-olmamasi-eksikligi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jan 2009 13:34:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[kulak estetiği ile kulak cerrahisi]]></category>

		<category><![CDATA[choanal atresia]]></category>

		<category><![CDATA[doğuştan kualğın olmaması]]></category>

		<category><![CDATA[koanal atrezi.]]></category>

		<category><![CDATA[kulak doğuştan]]></category>

		<category><![CDATA[kulaksızlık]]></category>

		<category><![CDATA[microtia]]></category>

		<category><![CDATA[mikrotiya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetik-ameliyat.com/?p=207</guid>
		<description><![CDATA[Microtia (mikrotiya) Doğuştan Konjenital dış kulak yapısında anotomik eksikliğe yani kulak kepçesinin doğuştan olmaması , kulak memesinin ise bulumaması anlamına gelmekte, Diğer bir doğum anomalisi olan Atresia ise iç kulak kanalının doğuştan mevcut bulunmaması rahatsızlığı olarak bilinmektedir.  koanal atrezi (choanal atresia) de orta kulağın burun yoluan açılan kısmının anatomik olarak mevcut olmaması demektir..Gerek Microtia [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Microtia (mikrotiya) Doğuştan Konjenital dış kulak yapısında anotomik eksikliğe yani kulak kepçesinin doğuştan olmaması , kulak memesinin ise bulumaması anlamına gelmekte, Diğer bir doğum anomalisi olan Atresia ise iç kulak kanalının doğuştan mevcut bulunmaması rahatsızlığı olarak bilinmektedir.  koanal atrezi (choanal atresia) de orta kulağın burun yoluan açılan kısmının anatomik olarak mevcut olmaması demektir..Gerek Microtia gerekse Atresia genelde birlikte görülen rahatsızlıklardır. Doğuştan kulak dış organı formasyon olmamış mikotia’lı çocuklarda ciddi oranda işitme ve duyu kaybı.da görülmektedir.Ancak sadece mikotia rahatsılığı mevcutsa bu durumda bir kulakta veye her iki kulakta orta kulak kanallarının yapısında bir eksiklik yoktur. Mikotyalı çocuklarda genelde özgüven eksikliği ve toplum içerisine karışmada rahatsızlık gibi duygular ortaya çıkmaktadır. Ancak günümüz modern estetik cerrahisi b soruna kolaylıkla çözüm olmaktadır. Microtia’lı bebek ve çocukların aileleri genelde bu anatomik kusurdan dolayı suçluluk hissine kapılmaktadır. Bu nedenle erken yaşlarda estetik kulak kepçesi nakli ameliyatıyla bu rahatsızlığın düzeltilmesi en akılcı yoldur.<br />
<strong>Microtia kulak yokluğu rahatsızlığında Cerrahi seceçenekler</strong><br />
Her ne kadar bazı microtia’lı çocuklar estetik plastik cerrahi kulak ameliyatını istemeseler de, ailelere düşen görev doğuştan kulak eksikliği olan bu çocukların ikna edilmesi olacaktır Kulak kepçesi ve memesi nakli ameliyatı geçiren çocukların bir çok fiziksek ve psikolojik sorunu kökünden hallolacaktır.</p>
<p>Mikrotia rahatsızlığı bulunan hastalarda 3 ana Estetik Plastik Kulak Cerrahisi seçeneği mevcuttur.</p>
<p><strong><em>Seçenek.1 Kulağa kıkırdak nakli:</em></strong></p>
<p><strong>Tek taraflı (Unilateral) Microtia kulak kepçesi ve memesi nakli</strong><br />
Genelde 6-7 yaşındaki çocuklara uygulanan bir estetik kulak ameliyatıdır. Bu nedenle kulak dokusunda kullanılacak kıkırdak tabakanın elde edileceği kaburga kıkırdağının belirli bir büyüklüğe ulaşması Microtia kulak kepçesi nakli ameliyatı açısından önemlidir.</p>
<p>Genelde ameliyat için en uygun zaman aralığı ilkokula başlamadan hemen önceki yaz ayıdır Bu süreçte yapılacak bir dizi küçük operasyon ile çocuk ilkokula başlamadan önce sağlıklı bir kulak görüntüsüne kavuşmuş olacaktır.<br />
<strong>İki taraflı (Bilateral) Microtia kulak kepçesi ve memesi nakli</strong></p>
<p><strong></strong><br />
Her ne kadar her iki kulakta da Microtia görünen çocuklarda ameliyat yaşı 4-5 olsa da 6-7 yaşlarına kadar beklemek daha uygun olacaktır.<br />
Orta kulağa kanal açılarak orta kulak bölgesindeki dokunun olgunlaşması sağlandıktan sonra iç kulak bölgesine yapay işitme cihazı yerleştirilerek ameliyat tamamlanmaktadır. Orta kulak estetiğine başlamadan önce dış kulak rekonstrüksiyonunun tamamlanması önemli bir ayrıntıdır.</p>
<p><strong>Microtia ameliyatının avantajları şunlardır</strong></p>
<p>-Güvenlidir<br />
-Microtia ameliyatı 20 yıldır uygulanmakta ve belli bir standarda kavuşmuş bir kulak estetiği ameliyatıdır.<br />
-Sonuçları mükemmeldir<br />
<strong>Microtia ameliyatının dezavantajları şunlardır:</strong></p>
<p><strong></strong><br />
-Teknik olarak yapılması zor bir ameliyat türüdür<br />
-Sadece işinde uzman Microtia kulak nakli uzmanlarınca yapılmalıdır<br />
-Kulak kıkırdağına parça almak için kaburgadan faydalanılmakta bu nedenle göğüste bir ameliyat yarası açılması gerekmektedir.<br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9561339019645956";
/* 468x60, oluşturulma 29.12.2008 */
google_ad_slot = "1751572870";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
// --></script><br />
<script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script><br />
<strong><em>Seçenek 2: Kulak Protezi nakli</em></strong><br />
<strong>Avantajları</strong><br />
-Kıkırdağa gerek olmadığı için göğüs ameliyatından kurtulmuş olunur<br />
-Canlı ve gerçekçi görüntüsü vardır<br />
-Genelde daha yaşlı hastalarca göğüs cerrahisinden kaçınmak için tercih edilir..<br />
<strong>Dezavantajları</strong></p>
<p><strong></strong><br />
-Cerrahiye ihtiyaç duyar<br />
-Kulak protezini yerleştirmek için kafatasına delik açılmak zorunluluğu vardır<br />
-Güneşe çıktığımızda derimizin esmerleşmesi durumunda kulak protezinin rengi açık kalmakta ve kulaklar hiç terlememektedir.<br />
-Gece uyumadan evvel kulak protezleri çıkartılmak zorundadır.<br />
<strong><em>Seçenek 3: Kulak Nakli Ameliyatı ve Operasyonu</em></strong><br />
<strong>Avantajları</strong><br />
-Kıkırdağa gerek olmadığı için göğüs ameliyatından kurtulmuş olunur.<br />
<strong>Dezavantajları</strong><br />
-Nakledilen kulağın dokusunun sabitlenmesi açısından kafatasına neşter yarası açılır<br />
-Kulağın hemen üstünde estetik olmaya bir ameliyat yarası izi kalır<br />
-Özellikle çocuklarda ameliyat bölgesinde kalıcı saş kaybı yaşanabilmekte ve saçsız bir kulak üstü bölgesi kalmaktadır.<br />
-Kulak nakli başka insanların kulaklarından yapıldığı için genelde ten rengi uyumsuzlukları görülebilmektedir.</p>
<p>Kulak nakli, göğüs ameliyatından kaçınmak için seçilen alternatif bir kulak şekillendirme ameliyatıdır. Her ne kadar çoğu hasta göğüsten kıkırdak alınmasını riskli bulsa da aslında en güvenilir ve estetik yönü olan Micritia ameliyatı kıkırdaklı ameliyat türüdür. experienced microtia surgeon.<br />
-Nakli yapılan kulak çocuklar tarafından çoğu zaman benimsenmemektedir</p>
<p>Bunların yanı sıra kök hücre teknolojisindeki gelişmeler gelecekte kendi kök hücrelerimizden kulak üretmeye izin verecektir. Kök hücrelerden üretilen kulaklar bizim bedenimizin bir parçası olduğu için gerçeğinden hiç bir zaman ayırt edilemeyecektir.<br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9561339019645956";
/* 336x280, oluşturulma 04.01.2009 */
google_ad_slot = "6988802856";
google_ad_width = 336;
google_ad_height = 280;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetik-ameliyat.com/microtia-dogustan-kulak-kepcesi-ve-memesinin-olmamasi-eksikligi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kalın bağırsak kanseri nedenleri tedavisi sebebi</title>
		<link>http://www.estetik-ameliyat.com/kalin-bagirsak-kanseri-nedenleri-tedavisi-sebebi</link>
		<comments>http://www.estetik-ameliyat.com/kalin-bagirsak-kanseri-nedenleri-tedavisi-sebebi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jan 2009 00:30:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[kanser Tedavi Sebep risk faktörleri teşhis]]></category>

		<category><![CDATA[kalınbağırsak kanseri]]></category>

		<category><![CDATA[kalınbarsak kanseri]]></category>

		<category><![CDATA[kalınbarsak tedavi]]></category>

		<category><![CDATA[kanser]]></category>

		<category><![CDATA[kanser kemoterapi]]></category>

		<category><![CDATA[kanser radyoterapi]]></category>

		<category><![CDATA[kolon kanserş tedavş]]></category>

		<category><![CDATA[kolon kanseri]]></category>

		<category><![CDATA[polip kalınbarsak]]></category>

		<category><![CDATA[rektum kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetik-ameliyat.com/?p=202</guid>
		<description><![CDATA[Kolon kanseri olarak bilinen kalınbarsak kanseri, kalınbağırsakta ortaya çıkarak anüs ve apandisit organlarına da yayılan bir tür sindirim ve boşaltım sistemi kanseridir. Bu kanser türü dünya çapında her yıl yaklaşık 700 bin kişinin yaşamını yitirmesine neden olmaktadir. Kalınbağırsak kolon kanseri, kanser çeşitleri içerisinde 3 üncü büyük kanser çeşidini oluştururken, kanserden ölüm vakalarında ilk sırayı almaktadır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kolon kanseri olarak bilinen kalınbarsak kanseri, kalınbağırsakta ortaya çıkarak anüs ve apandisit organlarına da yayılan bir tür sindirim ve boşaltım sistemi kanseridir. Bu kanser türü dünya çapında her yıl yaklaşık 700 bin kişinin yaşamını yitirmesine neden olmaktadir. Kalınbağırsak kolon kanseri, kanser çeşitleri içerisinde 3 üncü büyük kanser çeşidini oluştururken, kanserden ölüm vakalarında ilk sırayı almaktadır. Kalınbağursak kanserlerinin büyük çoğunluğu  kalınbarsaklardaki adenomatous polyps denilen bir dokuda ortaya çıkar ve gelişir. Burada mantar gibi hızla çoğalan kitle genelde iyi huylu tümörlerdir. Ancak zamanla kötü huylu tümör yani kanser vakalarına dönüşürler. Hastalığın teşhisi ve farkına varılması çoğunlukla kolonoskopi adı verilen bir teşhis yöntemiyle anlaşılabilmektedir.  Hastalığın en etkili tedavi yöntmi cerrahi ameliyattır. Bu kalınbağırsakların kanserli kısımlarının alınmasına dayanan operasyonla birlikte kemoterapi tedavisine de başvurulur.  </p>
<p><strong>Kalınbağırsak kanserinin semptomları ve belirtileri</strong></p>
<p> Kolon kanserinin ilk belirtisi genelde bulanık ve kanlı dışkıdır. Bunun yanısıra yorgunluk ve halsizlik, aşırı ve ani kilo kaybıdır. Tümör iyice büyüyesiye kadar bağırsaklarla ilgili şikayetler ve kanser belirtilerine rastlanmaz<br />
Tümör (ur) anüse ne kadar yakınsa kalınbağırsaklardaki belirtiler o kadar kuvvetlenmektedir. Kolon kanserinin belirti ve işaretleri bölgesel, sistemsel ve metastasik olmak üzere 3 kısma ayrılmaktadır. </p>
<p><strong> Lokal Bölgesel Belirtiler</strong><br />
Bağırsak hareketleri ve faaliyetlerinde değişmeler.<br />
Tuvalete çıkma sıklığında değişmeler (kabızlık ve veya diyare ishal ile birlikte görülür),<br />
Tuvaletini tam olarak yapamama hissi (tenesmus) ve kolon kanserinin bir karekteristiği olan dışkı kalınlığı ve çapının azalması,<br />
Dışkı görünümünde değişmeler :<br />
Rektal kanama ve kanlı dışkılama<br />
Balgama benzer dışkı<br />
Siyaha yakın dışkılama ( genelde incebarsak kanserlerinde görülür)<br />
Bağırsak ağrıları ve dışkıya benzer bir sıvı kusma<br />
 Kanserin idrar kesesi ve böbreklere sışraması durumubda kanlı idrar yapma (hematuria) veya idrarda hava kabarcıkları bulunması (pneumaturia),hastalığın vajinaya sirayet etmesi ve bulaşması durumunda vajinadan kötü koku yayılması.Yukarıda sayılanlar büyük bir tümör olduğu zaman en son meydana gelen belirtilerdir.<br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9561339019645956";
/* 234x60, oluşturulma 03.01.2009 */
google_ad_slot = "5810997507";
google_ad_width = 234;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><br />
 <strong>Konstitüsyonel (sistemil) belirti ve semptomlar</strong><br />
Kanserli hücrelerin sindirim sistemine yayılması sonucunda iştah kaybının azalması nedeniyle ani ve açıklanamayan kilo kayıpları görülür. Bununla birlikte kalınbağırsak kanserlerinde kilo kaybı belirtisi o kadar belirleyici bir özellik arzetmemektedir  Anemia, causing dizziness, fatigue and palpitations. Clinically, there will be pallor and blood tests will confirm the low hemoglobin level. </p>
<p> <strong>Metastazik belirtiler</strong><br />
Karaciğer metastazlarında genelde:<br />
Sarılık.<br />
Karın ağrısı: ağrayan bölge genelde miğdenin hemen altı ve karının sağ kısmıdır.<br />
karaciğer büyümesi genelde doktor tarafından farkedilir.<br />
Kanın koyulaşması ve kalınlaşması</p>
<p><strong>Kalınbağırsak kanserine kimlerin yakalanma riski vardır</strong></p>
<p>Yaşlılık<br />
Kalınbarsaklardaki polips denilen doku fazlalıkları<br />
Daha önce kanser teşhisi konmuş kişiler<br />
Genetik ve Kalıtsal faktörler oldukça büyük bir etkendir.<br />
Sigara kullanımı<br />
Kırmızı etin aşırı tüketimi, tütsülenmiş et ve deniz ürünleri tüketimi, lifçe zengin olan sebze ve meyvaların tüketilmemesi veya az tüketilmesi.<br />
Fiziksel aktivite yokuğu,<br />
Yangılı sindirim sistemi rahatsızlıkları bulunan kişiler<br />
Selenyum mineralinin yoksunluğu<br />
Alkol tüketimi<br />
Çevresel faktörler<br />
Cinsiyet ( erkeklerde kalın bağırsak kolon kanserine daha fazla rastlanır. Bunun cinsiyet hormonlarından kaynaklandığı düşünülmektedir.)<br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9561339019645956";
/* 234x60, oluşturulma 03.01.2009 */
google_ad_slot = "5810997507";
google_ad_width = 234;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><br />
<strong>Kalınbağırsak Kanserinde Dİagnoz ve teşhis</strong></p>
<p>Genelde kullanılan yöntem kolonoskopi ve endoskopidir. Ayrıca Digital rektal test ile dışkıdaki kan muayenesi de Kalınbağırsak kanserinin teşhisinde önemlidir. </p>
<p><strong>Kalın bağırsak kanseri nasıl tedavi edilir?</strong><br />
Tedavide en önemli şart erken teşhistir. Cerrahi operasyon, Kemoterapi ve Radyoterapi tedavi seçenekleri arasındadır. Genelde bu yöntemlerin hepsi karma biçimde ihtiyaca göre uygulanmaktadır. Son zamanlarda Kalın bağırsak kanseri için aşı çalışmaları oldukça ümitli sonuçlar vermektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetik-ameliyat.com/kalin-bagirsak-kanseri-nedenleri-tedavisi-sebebi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Akdeniz Anemisi Demir Eksikliği Tedavisi ve Belirtileri, Testi</title>
		<link>http://www.estetik-ameliyat.com/akdeniz-anemisi-demir-eksikligi-tedavisi-ve-belirtileri-testi</link>
		<comments>http://www.estetik-ameliyat.com/akdeniz-anemisi-demir-eksikligi-tedavisi-ve-belirtileri-testi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jan 2009 09:57:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Genetik Kalıtsal Irsi Hastalıklar]]></category>

		<category><![CDATA[akdeniz anemisi]]></category>

		<category><![CDATA[akdeniz anemisi belirtileri]]></category>

		<category><![CDATA[akdeniz anemisi hastalığı]]></category>

		<category><![CDATA[akdeniz anemisi kalıtım]]></category>

		<category><![CDATA[akdeniz anemisi nedenleri]]></category>

		<category><![CDATA[akdeniz anemisi nedir]]></category>

		<category><![CDATA[akdeniz anemisi tedavi]]></category>

		<category><![CDATA[akdeniz anemisi tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[akdeniz anemisi testi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetik-ameliyat.com/?p=199</guid>
		<description><![CDATA[Akdeniz Anemisi Nedir?Günümüzde oldukça yaygın bir hal alan Akdeniz Anemisi Hastalığı veya diğer adıyla Talasemi (Thalassemia) kandaki hemoglobulin adı verilen maddenin yetersiz üretminden kaynaklanan genetik kalıtsal kökenli bir hastalıktır.  Akdeniz anemisine sebep olan Hemoglobin adlı madde, kana kırmızı rengini veren ve içerisinde yoğun miktarda demir minerali bulunduran biyolojik bir yapıdır. Beta Talasemi &#8220;ß-Thalassemia veyar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Akdeniz Anemisi Nedir?</strong>Günümüzde oldukça yaygın bir hal alan Akdeniz Anemisi Hastalığı veya diğer adıyla Talasemi (Thalassemia) kandaki hemoglobulin adı verilen maddenin yetersiz üretminden kaynaklanan genetik kalıtsal kökenli bir hastalıktır.  Akdeniz anemisine sebep olan Hemoglobin adlı madde, kana kırmızı rengini veren ve içerisinde yoğun miktarda demir minerali bulunduran biyolojik bir yapıdır. Beta Talasemi &#8220;ß-Thalassemia veyar Cooleys Hastalığı olarak ta bilinen Akdeniz Anemisi özellikle evlenecek çiftlerin her ikisinde de bulunması durumunda genetik yolla bebeğe sirayet etmekte ve bu hastalığı bebek te ömür boyu çekmek zorunda kalmaktadır. Bu nedenle resmi nikah muameleleri başlatılırken sağlık ocaklarından ve devlet hastanelerinden akdeniz anemisi testi belgesi istenmektedir.<br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9561339019645956";
/* 234x60, oluşturulma 03.01.2009 */
google_ad_slot = "5810997507";
google_ad_width = 234;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><br />
<strong>Akdeniz Anemisi bulaşıcı mıdır?</strong></p>
<p>AKdeniz Anemisi kesinlikle bulaşıcı bir hastalık değildir. Çünkü Mikrobik viral veya bakteriyel bir etkeni yoktur. Tamamen genetik kökenli bir hastalıktır. Hemoglobulin üretiminin kodlandığı genlerimizdeki 1 veya 2 protein boxukluğu sonucu bu hastalık görülmektedir. ALfa veya beta globulin genlerinden hangisinde arıza görülmüşse hastalığa da ALfa veya Beta Anemi -Talasemi adı verilmektedir. Ayrıca hastalığın &#8220;Akdeniz anemisi (Talasemi )minor&#8221; ve &#8220;Akdeniz anemisi (Talasemi) major&#8221; biçiminde diğer formları da mevcuttur. Talasmi hastalığı kalıtsal irsi ( genetik) bir rahatsızlıktır. Anne ve babalarımızdan aldığımız genler, bizlerin hastalığa yakalanıp yakalanmayacağına karar vermektedir. Hastalığın gidişi seyri ve şiddeti, tamamen genlerimizde kodlanmıştır. Akdeni anemisi hastalığı taşıyıcılığı toplum sağlığı açısından zararsiz ve risksizdir. </p>
<p><strong>Akdeniz Anemisinin Belirtileri Sebepleri Nedenleri Nelerdir</strong><br />
AKdeniz anemisinin belirtileri, tamamen hastalığın tipi ve ağırlığı ile alakalıdır. Hemoglobulin maddesi yönünden fakir olan Alyuvarların kanda oksijen taşıma görevini iyi yapamaması nedeniyle  vücudumuzun bir çok organı ve bölgesi oksijeni yeteri kadar alamamaktadır. Bu durum da akdeniz anemisinin aşağıdaki belirtlilerine neden olmaktadır:<br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9561339019645956";
/* 234x60, oluşturulma 03.01.2009 */
google_ad_slot = "5810997507";
google_ad_width = 234;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><br />
Solgun beniz ve yüz görünümü<br />
Başağrısı<br />
Yorgunluk ve Halsizlik<br />
Yüz kemiğinde şekil ve form bozuklukları<br />
Nefes Darlığı<br />
Kabızlık ve Peklik<br />
Dalak büyümesi</p>
<p>Akdeniz hastalığının en ağır tipiyle doğan bebeklerde alfa talasemi (hydrops fetalis) görülmekte ve doğumdan hemen sonra bu bebekler kaybedilmektedir.  </p>
<p>Akdeniz anemisinin tanısı kandan alınan örneklerin test edilmesiyle yapılabilmektedir. Bu testte kandaki hemoglbin düzeyi sayılmakta ve hastalığa yakalanıp yakalanmadığına Akdeniz Anemisi Testi ile karar verilmektedir.  </p>
<p>AKdeniz Anemisinin Tedavisi<br />
En çok bilinen ve uygulanan  tedavi yöntemi kan yoluyla hemoglobin transferidir</p>
<p>Talasemi aslında kanda hemoglobin yapımı zaafiyeti oluşturan bir grup hastalığa verilen ortak isimdir. Genelde dünyada  her yıl  doğan 100 bin bebekte görülebilmektedir. Ülkemizinde içerisinde yer aldığı Akdeniz bölgesi ülkeleri ve ortadoğu ülkelerinde oldukça yaygın görüldüğü için Akdeniz Anemisi adını almıştır. </p>
<p><strong>Akdeniz Anemisi Talasemi Testi nedir ve nasıl yapılır</strong>?<br />
Kan testi, Çocuklarda Genetik testler ve doğum öncesi prenatal testlerde alınan doku örnekleriyle hastalık riski ölçülebilmektedir. and family genetic studies can show whether an individual has thalassemia or is a carrier. Buna ek olarak ceninde yapılan prenatal testlerde chorionic villus örneği(CVS) veya amniyosentez denilen rahim içi sıvı örneği alımıyla Geçecekte bebekte ve çocuklarda akdeniz anemisinin görülüp görülmyeceği tespit edilebilmektedir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetik-ameliyat.com/akdeniz-anemisi-demir-eksikligi-tedavisi-ve-belirtileri-testi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Vajinismus Vaginismus Sebepleri, Belirtileri, Tedavisi,</title>
		<link>http://www.estetik-ameliyat.com/vajinismus-vaginismus-sebepleri-belirtileri-tedavisi</link>
		<comments>http://www.estetik-ameliyat.com/vajinismus-vaginismus-sebepleri-belirtileri-tedavisi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2009 23:47:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[kadın doğum hamilelik gebelik adet görme]]></category>

		<category><![CDATA[vaginismus]]></category>

		<category><![CDATA[vajinismus]]></category>

		<category><![CDATA[vajinismuz]]></category>

		<category><![CDATA[vajnismus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetik-ameliyat.com/?p=196</guid>
		<description><![CDATA[Cinsel birleşme esnasında vajina kaslarının istemsiz kasılması durumuna tıp dilinde Vajinismus adı verilmektedir. Genelde stres, cinsel birleşmeden korkulması gibi nedenlerle cinsel birleşmeden hemen önce heyecandan dolayı vajina kaslarının cinsel birleşme yolunu kilitlemesiyle ilişki imkansız hale gelmektedir.  Vajinismusta görülen istemsiz kasılmalar vajinanın etrafını çevreleyen kaslarda görülmektedir. Bu nedenle cinsi münasebet fiilen imkansız hale gelmektedir.  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cinsel birleşme esnasında vajina kaslarının istemsiz kasılması durumuna tıp dilinde Vajinismus adı verilmektedir. Genelde stres, cinsel birleşmeden korkulması gibi nedenlerle cinsel birleşmeden hemen önce heyecandan dolayı vajina kaslarının cinsel birleşme yolunu kilitlemesiyle ilişki imkansız hale gelmektedir.  Vajinismusta görülen istemsiz kasılmalar vajinanın etrafını çevreleyen kaslarda görülmektedir. Bu nedenle cinsi münasebet fiilen imkansız hale gelmektedir.  </p>
<p><strong>Vajinismus&#8217;un Sebepleri, görülme sıklığı, risk faktörleri  </strong></p>
<p>Vajinismus rahatsızlığı cinsel fonksiyon ve işlev  bozukluğu olarak tanımlanmaktadır.Genelde geçmişte yaşanan tecavüz, ilk gece korkusu, ağrılı ilk cinsel deneyimler, cinsel travmalar, taciz ve diğer psikolojik etkenlerin birleşmesiyle meydana gelmektedir. Bazen de sebep tam olarak bilinmemektedir. Ülkemizede toplam yetişkin kadın nüfusunun % 3-4 kadarının Vajinismus sorunuyla boğuştuğu tahmin edilmektedir.   </p>
<p>Vajinismus rahatsızlığı, primer ve sekonder vajinismus olarak 2 bölüme ayrılmaktadır. Primer vajinismus rahatsızlığında vajina kaslarının istemsiz kasılmasından kaynaklanan ve hatayı hiçbir surett cinsel ilişkiye girmesine müsaade etmeyen kasılma sorunu ifade edilmektedir. </p>
<p> Sekonder vajinismudta ise hasta kişi, hayatında 1 kez olsun cinsi münasebette bulunmayı başarmış ancak, istemsiz kasılmalar nedeniyle bunu sürdürememiştir.</p>
<p>Vajinizmus hastalığı tüm yaştaki kadınları etkilemektedir. Her bayanda değişik bir takım belirtileri olmakla beraber genel olarak kadın cinsel organında yanma hissi, idrar kesesi üzerinde yumruk biçiminde bir baskı, vajina içerisinde kesin sancılar, kasık ve göbek hizası bölümünde karın ağrıları, makat bölgesinde ağrı sızı hissi görülmektedir..<br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9561339019645956";
/* 468x60, oluşturulma 29.12.2008 */
google_ad_slot = "1751572870";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>Vajinismuz tedavisinde genelde hipnoz, meditasyon gibi psikolojik terapi tekniklerinin yanında kas gevşeltici ve spazm dindirici ilaçların da kısmi faydası olmaktadır. Ancak burada en büyük görev bu hastalıkla muzdarip olan bayanların eşlerine düşmektedir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetik-ameliyat.com/vajinismus-vaginismus-sebepleri-belirtileri-tedavisi/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Tüp bebek yöntemi ve Kısırlık tedavisi ile çocuk sahibi olmak</title>
		<link>http://www.estetik-ameliyat.com/tub-bebek-yontemi-ve-kisirlik-tedavisi-ile-cocuk-sahibi-olmak</link>
		<comments>http://www.estetik-ameliyat.com/tub-bebek-yontemi-ve-kisirlik-tedavisi-ile-cocuk-sahibi-olmak#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2009 21:40:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[kadın doğum hamilelik gebelik adet görme]]></category>

		<category><![CDATA[tüp bebek bağkur]]></category>

		<category><![CDATA[tüp bebek fiyatları]]></category>

		<category><![CDATA[tüp bebek merkezi]]></category>

		<category><![CDATA[tüp bebek raporu]]></category>

		<category><![CDATA[tüp bebek ssk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetik-ameliyat.com/?p=191</guid>
		<description><![CDATA[ Ortalama 34 yaşına kadar olan genç çiftlerin bir yıl içeriside herhangi bir korunma uygulanmaksızın düzenli cinsel ilişkiye girmesine rağmen çocuk sahibi olamaması durumuna tıp dilinde kısırlık (infertilite) adı verilmektedir. Kısırlığın sebepleri gerek kadından gerekse erkekten kaynaklanabilmektedir. Modern tıbbın ve mikro cerrahi tekniklerinin son 30 yıl içerisinde hızla gelişmesiyle birlikte tıbbi tedavi seçenkleri kısırlık sorununun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- google_ad_section_start --> Ortalama 34 yaşına kadar olan genç çiftlerin bir yıl içeriside herhangi bir korunma uygulanmaksızın düzenli cinsel ilişkiye girmesine rağmen çocuk sahibi olamaması durumuna tıp dilinde kısırlık (infertilite) adı verilmektedir. Kısırlığın sebepleri gerek kadından gerekse erkekten kaynaklanabilmektedir. Modern tıbbın ve mikro cerrahi tekniklerinin son 30 yıl içerisinde hızla gelişmesiyle birlikte tıbbi tedavi seçenkleri kısırlık sorununun tedavisinde oldukça başarılı sonuçlar vermiştir. Ülkemizde ilk Tüp bebek deneyimi 1989 yılında Ege Ünivrsitesinde başarıyla uygulanmıştır. O günden bu yana ülkemizde onbinlerce aile bu yolla bebek sahibi olmuşlardır.<br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9561339019645956";
/* 234x60, oluşturulma 02.01.2009 */
google_ad_slot = "3440767024";
google_ad_width = 234;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><br />
Kısırlığın çok çeşitli nedenleri olabilir. Kadından kaynaklanan nedenlerde genelde:<br />
         -Ovulasyon yumurtlama menstruasyon problemleri<br />
         - döl yolunun kapalı olması (tubal blockage)<br />
         -ileri yaşlarda rahimde yumurta üretimi ve kalitesinin azalması<br />
         -rahim ağzı sorunları<br />
         -geçmişte geçirilmiş olan döl yolu ve yatağı ameliyatları<br />
         -rahimin daha önce cerrahi operasyonla çıkartılıp alınması (vasektomi)<br />
         -diğer sebepler olarak incelenebilir.<br />
Erkeklerde ise daha çok sperm üretimi, sperm sayısı ve kalitesinin düşüklüğü ile alakalı sorunlardan dolayı kısırlık görülmektedir.<br />
Hangi durumda olursa olsun Tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere gerek cerrahi gerekse ilaç tedavisi yöntemleriyle olsun, mutlaka bir çözüm yolu blunmaktadır.<br />
Erkekte meni, döl ,sperm iy kalitede ise ve kadının adet görme yumurtlama işlevlerinde sorun yoksa bu durumda kadının rahminde yumurtlamayı hızlandırıcı tedavi yöntemleri ile (ovarian stimulating medication) işe başlanmaktadır. Oncelikle kadından sağlıklı bir yumurta, erkekten de sağlıklı bir sperm örneği alınarak bunların laboratuar şartlarında embriyo oluşturması amaçlanmaktadır.  </p>
<p>Şayet bu tür geleneksel tüp bebek tedavisi ile embrio elde edilemezse bu durumda alternatif tedavi öntemleri olan  vitro fertilizasyon (IVF). IVF ve diğer ilgili yöntemler (ICSI, ZIFT, GIFT) yardımcı üreme teknikleri(ART) devreye girmektedir..</p>
<p>ART tekniği denilen tüp bebek yöntemiyle kadınların yumurtalık ve rahimleri, yumurta üretimi için progesteron gibi çeşitli hormonlarla uyarılmaktadır. Uyarılmanın ardından bir veya birden fazla yumurta elde edilerek spermlerle birleşmesinin sağlanması işlemi temin edilmektedir. Daha sonra döllenen bu yumurta tekar anne rahmine enjekte edilmekte ve bu yönteme  embriyo transferi yöntemi adı verilmektedir.</p>
<p> tuboplasti, yardımlı kuluçka sistemi gibi diğer tüp bebek teknikleri de uygulanabilen tekniklerdir.   </p>
<p><strong>Tüp bebek yöntemi kaç paradır ve fiyatı ne kadar tutar?</strong></p>
<p>Tüp bebek fiyatları ve ücreti oldukça masraflı bir tedavi yöntemidir. Özel tüp bebek merkezlerinde ve hastanelerde tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olmanın maliyeti 7-10 bin YTL arasında değişmektedir. Bunun yanında üniversite ve sağlık bakanlığı SSK gibi kamu kurum ve kuruluşları hastanelerinde bu fiyat 3000 YTL civarıdır. Şayet Tüp bebek raporu ve belgesi alınabilirse bu durumda bu fiyat ve masrafın yaklaşık 1200 YTL civarını devlet SSK Emekli Sandığı ve Bağ-KUR karşılamaktadır. Tüp bebek merkezlerinde tedavi edilirken öncelikle devlet hastanelerinden Heyet kurul raporu gerekmektedir.  Tüp bebek için uygundur raporu ve belgesinin alınmasından sonra ülkemizdeki yaklaşık 70 Tüp Bebek Merkezinin herhangi birisinden faydalanarak tedavi olabilirsiniz. </p>
<p>Ülkemizde Tüp bebek hizmeti veren hastane ve merkezlerden bazıları aşağıdadır:<br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9561339019645956";
/* 234x60, oluşturulma 02.01.2009 */
google_ad_slot = "3440767024";
google_ad_width = 234;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script><br />
EUROFERTIL Tüp Bebek Merkezi Istanbul</p>
<p>Gen- Art Kadın Hastalıkları ve Doğum Merkezi</p>
<p>Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi</p>
<p>Akdeniz Tüp Bebek Merkezi</p>
<p>Ege Özel Tüp Bebek Merkezi </p>
<p>Ankara Tüp Bebek Merkezi</p>
<p>Ankalife Tüp Bebek Merkezi </p>
<p>Ferticenter İstanbul Tüp Bebek Merkezi</p>
<p>Acıbadem tüp bebek Merkezi altunızade </p>
<p>bursa Uludağ Tıp Fakültesi tüp bebek merkezleri</p>
<p>Ankara, Gazi, Hacettepe Üniversiteleri Tüp bebek Merkezleri</p>
<p>Ege Ve 9 Eylül Üniversiteleri Tüp Bebek Merkezi</p>
<p>malatya dogu fertil tüp bebek merkezi</p>
<p>Cerrahpaşa, Çapa, tüp bebek merkezleri</p>
<p>adana tüp bebek merkezi</p>
<p>Diyarbakır tüp bebek merkezi<br />
<!-- google_ad_section_end --> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetik-ameliyat.com/tub-bebek-yontemi-ve-kisirlik-tedavisi-ile-cocuk-sahibi-olmak/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelik, Güneş ve Doğum Lekesi tedavisi ve bu lekelerden Nasıl Kurtuluruz</title>
		<link>http://www.estetik-ameliyat.com/hamilelik-gunes-ve-dogum-lekesi-tedavisi-ve-bu-lekelerden-nasil-kurtuluruz</link>
		<comments>http://www.estetik-ameliyat.com/hamilelik-gunes-ve-dogum-lekesi-tedavisi-ve-bu-lekelerden-nasil-kurtuluruz#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2009 16:47:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[cilt hastalıkları]]></category>

		<category><![CDATA[lazerli estetik cerrahi operasyonları]]></category>

		<category><![CDATA[cilt lekeleri]]></category>

		<category><![CDATA[doğum benekleri]]></category>

		<category><![CDATA[doğum lekeleri]]></category>

		<category><![CDATA[güneş lekeleri]]></category>

		<category><![CDATA[yaşlılık benekleri]]></category>

		<category><![CDATA[yaşlılık lekeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.estetik-ameliyat.com/?p=189</guid>
		<description><![CDATA[Vücudumuzda hamilelik dönemindeki hormonal değişimler, güneş ışınlarına uzun süre maruz kalma, yaşlanma, doğum kontrol hapları kullanma, menapoz dönemine girme gibi bünyemizi ve dolayısıyla cildimizin yapısını etkileyen iç ve dış etkenler sonucu deride görülen pigmentasyonlar gçrülmektedir. Halk arasında bu koyu renkli pgment yapılara benek leke gibi isimler takılmaktadır. 
Bu tür rahatsızlıklar bazen ciddi deri hastalıklarının habercisi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vücudumuzda hamilelik dönemindeki hormonal değişimler, güneş ışınlarına uzun süre maruz kalma, yaşlanma, doğum kontrol hapları kullanma, menapoz dönemine girme gibi bünyemizi ve dolayısıyla cildimizin yapısını etkileyen iç ve dış etkenler sonucu deride görülen pigmentasyonlar gçrülmektedir. Halk arasında bu koyu renkli pgment yapılara benek leke gibi isimler takılmaktadır. </p>
<p>Bu tür rahatsızlıklar bazen ciddi deri hastalıklarının habercisi olabilirken çoğu zaman da sadece estetik bir kusur olmaktan öteye gitmemektedir. Özellikle hassas cilt yapısına sahip bayanlarda güneşte fazla kalma nedeniyle cilt lekeleri görünmekte ve bunlar kalıcı olabilmektedir. Aynı şekilde Doğum sonrası görünen kalıcı lekelerde hanımların psikolojilerini olumsuz yönde etkilemektedir. Söz konusu cilt leke ve izlerinin giderilmesi modern tıp sayesinde elbette mümkün olmaktadır. Misal olarak lazer yöntemleriyle veya kimyasal nitelik taşıyan krem solüsyon vb. ilaçlarla cilt lekeleri kısa sürede kaybolmakta ve güzel yüzümüzdeki çil ve beneklerden kurtumaktayız.<br />
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9561339019645956";
/* 250x250, oluşturulma 10.11.2008 */
google_ad_slot = "4150933883";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
// --></script><br />
<script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script></p>
<p>Özellikle Lazerli cilt lekesi temizleme ameliyatlarında büyük bir başarı yakalanmıştır ve ameliyata başvuran kişilerin eski doğum güneş ve yaşlılık lekelerinden eser kalmamaktadır.<br />
Yine hidroquinon adlı kimyasal madde ile cilt veya yüz beyazlatılarak bu lekeler tedavi edilebilmektedir. Yaşlılık lekelerinde lazerli ve kimyasal yöntemler tavsiye edilmemektedir. Bunun yerine hafif losyonlar daha olumlu sonuçlar vermektedir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.estetik-ameliyat.com/hamilelik-gunes-ve-dogum-lekesi-tedavisi-ve-bu-lekelerden-nasil-kurtuluruz/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
